Geleceği yaşatabilirsiniz…

Kyoto Protokolü Tehlikede!

Kyoto Protocol

Kyoto Protokolü Tehlikede!

Birleşmiş Milletler Çevre Sözleşmesi kapsamında, 1997 yılında karbondioksit ve sera gazlarının salınımını azaltmak amacıyla imzalanan Kyoto Protokolü tarihe gömülebilir. 2005’te yürürlüğe giren bu antlaşma, EK–1(Gelişmiş) ve gelişmekte olan ülkelerin katılımıyla yenilenebilir enerjinin önünü açmak, daha az enerji tüketen endüstriyel sistemlerin hayata geçirilmesini sağlamak ve çevresel sorunlara çözüm olmak amacıyla atılmış önemli bir adımdı… Ancak 6 yıl içerisinde katılım gösteren yaklaşık 181 devletin ve bunlara bağlı örgütlerin, çıkar anlaşmazlıkları yüzünden BM tarafından belirlenen küresel kurallar ya değiştirilecek ya da raflara kaldırılacak. Öncelikle, müzakerelerin donmasına neden olan noktalara değinerek başlayalım.

Kyoto Protokolü’nün, salınan gazlar ve yüksek enerji tüketen şirketlerin atık işlemleri konusundaki sert tutumu özellikle EK–1 ülkelerini, antlaşmanın başından beri rahatsız ediyordu. Amerika başta olmak üzere, bu koşulları sınırlayıcı buluyorlar, fakat Japonya ve Hollanda gibi çevreyle entegre çalışan ülkeleri de göz ardı edemiyorlardı. Son müzakerede, yapılan açıklamalar ise bardağı taşıran son damla oldu. Herkes protokolün daha yüksek ve bağlayıcı hedefler belirlemesini beklerken, Kanada’nın Kyoto’dan çekildiğini açıklamasıyla birlikte, bunu fırsat bilen Amerika da eteğindeki taşları döktü. EK–1 kategorisinde yer alan Amerika’dan beklentilerin altında sunulan öneri ise şöyle;

2020 salınımlarını 2005 yılı oranlarının, %17’nin aşağısına çekmek, yani hedeflenenin altında bir çözüm getirisi sunularak, Kyoto’yu tarihe gömmek…

Kyoto'yu Seviyorum

Kyoto'yu Seviyorum

Biraz daha detaya indiğimizde EK–1 dışında kalan Çin’in, bağlayıcı hedefler belirlemesini isteyen Amerika; Çin yoksa ben de yokum diyor. Sonuç olarak, Çin gelişmiş ülkelerin daha ciddi sorumluluklarla masaya gelmeleri gerektiğini ön görüyor ve Amerika’nın önerisine yanaşmıyor. Peki, müzakerelerin tıkanmasına neden olan Kanada’nın hedefi ne?

Kanada sahip olduğu rezervleri kullanarak, katran kumlarından petrol elde etmeyi planlıyor ancak Kyoto sözleşmesinin fosil yakıt kullanımını engelleyen maddesi bu hedefe gölge düşürüyor. Durum böyle olunca, Kanada’nın Kyoto’dan çekileceğini bildirmesi de gecikmedi. AB ise yeni anlaşma için kolları sıvadı bile…

Sivil toplum örgütlerinin ve ikinci planda katılım gösteren ülkelerin çağrıları her ne kadar antlaşmanın devamlılığını sağlamak olsa da, sözleşmeyi çıkmaza düşüren talepler yüzünden Kyoto’nun ömrü kısa gibi görünüyor.

 

 

No related posts.

0 yorum

Geriİzleme/GeriPingleme

  1. Rahmi Aydemir - [...] ABD ve Çin Kyoto Protokolünü tehlikeye sokan devlet olsalar da, gerçeği göz ardı edemiyorlar. Yenilenebilir enerji [...]
  2. Yeşil Yakalılar Aranıyor | Aktivist | Yeşil Platform - [...] ABD ve Çin Kyoto Protokolünü tehliye sokan devlet olsalar da, gerçeği göz ardı edemiyorlar. Yenilenebilir enerji kaynakları [...]

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>